YENİDEN BAŞLAYACAĞIZ SÖZE

Bir Bölge Adliye Mahkemesi Hakiminden…

Yeniden…

Olur diyorum, olur.

Bir işhanında , küçücük bir dükkanda, altmış yıldır , hiç ara vermeden saat tamir eden bir ustanın inceliğine , sabrına bürünebilirsek.

Yetmişsekizinci yaşına girdiği gün, sabah , elleriyle ütülediği gömleğini giyen, kravatını takan, simitçiye, fırıncıya, ilkokula giden çocuğa, çocuğunun ellerini sımsıkı kavramış babaya ,servis sürücüsüne , cümle esnafa , “ günaydınlar efendim, günaydınlar” diyen, eski bir şehir adliyesinin karşısındaki çınar ağacının gölgesinde, çocuğu gibi sevdiği daktilosunu çıkaran, seven, temizleyen, tahta masasının tam ortasına yerleştiren ,yerleştiren ve saygı dolu gözlerle çevresini izlemeye başlayan , tabiatla uyuşan o eski zaman arz ı halcisinin varlığını hissedebilirsek.

Neden olmasın?

Gittikçe azalan, onlar azaldıkça azaldığımız, semercilere, nalbantlara, kalaycılara, bakırcılara , tüfekçilere her rast geldiğimizde içten bir selam verebilirsek, “iyi ki varsınız, iyi ki bu gök kubbenin altındasınız “ diyebilirsek.

Bir dolmakalem tamircisindeki zarafeti görebilirsek.

Nasıl olmasın ki?

Bir kara tren vagonunda , çantasını tepesine yerleştiren, pencereden , ağlamaklı, geride bıraktığı annesine, yalnız annesine bakakalan, ama sonra, yüreği muallimliklerini edeceği köy çocuklarının şenlikli sesleriyle dolan, gururla Anadolu’nun bozkırına seyretmeye başlayan o ulvi , o gencecik muallimin gözlerindeki utkuyu yaşayabilirsek.

Bilirsek ki, bir dul kadının tutuşturduğu mum koca bir şehri yakar.

Olur.

Her çeşit mülahazadan ari, saf, berrak hislerle, kayıtsız ve koşulsuz, çıkarsız, umarsız, bu yurdu, yurdumuzu, insanı, insanımızı , Türkiye’yi yani , sevebilirsek , çok sevebilirsek , çok çok sevebilirsek olur.

Öyleyse olacak. Çünkü çok , çok , çok seviyoruz.

Yeniden başlayacağız söze.

Malum, istinaf, yeniden başlamak demek.

“Söze yeniden başlamak.”

Bir başka deyişle “istinaf’a” da yeniden başlamak.

5 Haziran 1879 tarihinde kabul edilen Mehakimi Nizamiye Teşkilatı Hakkında Kanunu Muvakkat ile girmişti hayatımıza ilk olarak. İyi kötü kırkbeş yıl yaşamıştık onunla. 24 Nisan 1924 tarihinde ilga edilene kadar. Avrupa’nın bir çok ülkesinde üç dereceli yargı teşkilatı öteden beri var. Hukuk ilmiyle iştigal edenlerin büyük çoğunluğu adaletin daha etkin , daha doğru sağlanmasında en çok olanağın bu sistem tarafından sağlandığı görüşünde mutabık vaziyette.

Bu fikriyat ülkemizde de egemendir. Zira istinaf mahkemelerinin ilgasından sadece sekiz yıl sonra , 1932 yılında , yeniden kurulmaları için yasa teklifleri verilmeye başlanmıştır.

Şimdi yeniden başlıyoruz. İstinaf mahkemelerinin adaletin daha çabuk ve etkin dağıtılmasında büyük yarar sağlayacağına derin bir inanç besleyerek.

İstinaf mahkemelerine ataması yapılan tüm meslektaşlarımı kutluyorum. Başarılar diliyorum.

Sözlerimin burasında , beni Antalya İstinaf Mahkemesi Hukuk Dairesi Üyeliğine uygun gören HSYK nın saygıdeğer üyelerine teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Adalet…

Eksilmesin penceremizden.

 Erdoğan Çiçek 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir