JANDARMA TUTANAĞI

1986 yılı…Karaman’a bağlı Ortaoba köyünde yaşayan bir adam,akşamın alacasında,evinin avlusunda, onca yorgunluğuna aldırmadan, iki yaşlarındaki kızıyla oyunlar oynamaktadır. Kızının gözlerindeki ışıltı tüm yorgunluğuna bedeldir. O sırada evinin sokağa açılan kapısı açılır.İçeriye bir hasmı girer. Nefret doludur. Tabancasındaki tüm kurşunları kızını sevmekte olan adamın bedenine boşaltır. Babasının kanlar içinde yere serildiğini gören küçük kızın çığlıkları semayı deler. Çumra’ya bağlıArıkören kasabası sağlık ocağına kaldırılan baba, yaşama tutunamaz, son nefesini verir,ebediyete intikal eder. Olay yerinde inceleme yapan Jandarma, olay tutanağını tanzim ederken, cinayetin, avluda, küçük kızın gözleri önünde cereyan ettiğini de tafsilatıyla kayıt altına alır. Tutanakta, çocuğun iki yaş dolaylarında gösterdiğine de yer verilmiştir.

O küçük kız, babasından koparılırken, henüz nüfusa tescilli değildir. Jandarmanın teşvikiyle nüfusa kaydedilir. Ancak gelişigüzel, olduğundan daha büyük yaşta.

Aradan yıllar geçer. Babasının öldürülüşüne tanıklık eden o kız çocuğu büyür, yüksek eğitimini tamamlar. Yaşının büyük yazıldığını annesinden öğrenmiştir. Yaşa bağlı bazı kamusal haklarını yitirmemek için, Karaman Asliye Hukuk Mahkemesinde yaş küçültme davası açar. Dayandığı kanıt ise, babasının cinayete kurban gittiği günde iki yaşlarında olduğunu gösterir Jandarma tutanağıdır.

Dava dilekçesini okuyan Yargıcın da bir kızı vardır. Babalar ve kızları arasındaki kitaplara sığmaz bağlılığı iyi bilmektedir. Gözleri önünde babası öldürülen minik kızı aklından çıkaramaz. O kız, duruşmaya geldiğinde yetişkin bir kadındır. Ama Yargıç, karşısında, akşamın alacasında, kanlar içindeki babasının başında çığlıklar atan minik kız çocuğundan başkasını görmemektedir.

Yani ki, babalarından koparılan kızların gözlerindeki acı bir yana, bütün dünya bir yanadır.
……….

Dün geceden beridir, esmer çocuklar arasında gülümseyen Binbaşı Arslan Kulaksız ‘ı düşünüyorum. Onun kızını düşünüyorum. Babasının güvenli ellerinden yoksun kalan o küçüğü.. O güvenli ellerin kan içinde kalışını gören küçük yüreği.. Babasının ellerini tutamayacak.. Karnesini babasına gösteremeyecek.. Okul gösterilerinde, ön sırada, gururla kendisini izleyen babası bir daha hiç olmayacak..İçinde “baba ” olan ne varsa, hiç birini yaşayamayacak.. Dağlar gibi güçlü babasının yere yıkılışını hiç unutmayacak..

Esmer çocuklar arasında gülümsüyor Arslan Kulasız.. Baba gibi gülümsüyor.. İyi adam gibi gülümsüyor..

O gülümseme yok edildi.. O küçük kızın baba dolu hayalleri yok edildi..

O kız bizim de kızımız olsun..

Babalarını yitiren kızlar bir yana, dünya bir yana olsun..

O kızı babasından ayıranlara,

Lanet olsun..

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir